Merhabalar,
Yazılacak çok şey var. Dünya Kupası, Fenerbahçe'nin durumu, bizzat benim mezuniyetim ve bunun getirdikleri... Gecenin bir vakti diye yine kısa kesecek gibiyim; grubu ve albümü özet geçer, uykuya giderim sanırım. Gitmezsem de yazarım uzun uzun.
Öncelikle bir link paylaşacağım. Linkteki grubu/albümü 2. kez dinlemedim, zamanım yoktu. Fakat bugün bu blog varsa ve ben bir progressive rock sever isem bunda en büyük pay sahiplerinden biri Mert Göçay'dır, ki kendisinden sanırım daha önce bahsetmiştim buralarda, ve bu grup da kendisinin grubu. Grubun adı Nemrud ve söylenene göre Türkiye'nin ilk progressive rock konsept albümü. Dinlediğim tek atımla güzel demekten çekinmem, hatta baya güzel, Türkiye'de daha önce görmediğim bir progressive anlayışı; daha Avrupa tarzına yakın durumda. Ancak yer yer o 90'lar sonrasına ait sert tınılar duymak hoşuma çok gitmedi; yine de günümüz standartlarının katbekat üstünde ve space tadında Almanımsı bir albüm ve kesinlikle dikkate alınmalı..
Novalis, Almanya'dan Hamburg kentinden çıkan bir grup. 5 kişiler. 73-85 arası düzenli bir şekilde 11 albüm yapıyorlar. Son dönemleri biraz bozulma sürecine girse de genel olarak albümlerinde belli bir seviyeyi koruyorlar. Yer yer Eloy'dan mı etkilenmişler yoksa bana mı öyle geliyor bilemiyorum ama benzerlik var gibi.
Grup adını alman şair Novalis'ten alıyor. Novalis'i duymadıysanız; fakat çiçeklere, böceklere, doğaya, aşka dair güzel sözler, dizeler seviyorsanız takip edin diye ayrı bir parantez açıyorum. Romantizm akımının en başarılı şairlerinden gibi. Şairin bu karakteri grubu da etkiliyor. Klavye etkileşimli albümlerini Novalis'in de etkisiyle bol bol romantizm akımından etkilenip şarkılarında bol bol doğayı işliyorlar, akıldan öte duygularını ve coşkunluklarını ortaya koyuyorlar, folk öğeler kullanıyorlar. Zaman zaman da bunu bizzat Novalis'in şiirlerini şarkı sözü şeklinde kullanarak yapıyorlar. Almancanız varsa "Wer Schmetterlinge lachen hört" şarkısına bizzat dikkat edin derim.
Konzerte albümü 7 şarkıdan oluşuyor. Yaklaşık 1 saatlik bir albüm. Wer Schmetterlinge lachen hört dışında Impressionen ve Es färbte sich die Wiese grün şarkıları benim dikkatimi çekenler. Kapanış şarkısı 20 dakikalık Sommerabend da 5 bölümden oluşan ve yine dikkat çeken çalışmalardan. Albümde 3 tane de bonus şarkı bulunmakta, ne var ki bendeki albüm bu şekilde olmadığı için bu bonusları paylaşamadım, kusra bakmayın.

Dünya Kupası için ilk günden Uruguay ve Almanya'yı destekliyordum. Bunların yanında Tim Cahill ve İtalya da desteklediklerim arasındaydı. Sonradan da Slovakya'yı ekledim bu listeye.
Uruguay ve Almanya'nın elenmesi için "futbolun adaleti yok" demekten fazlası gelmiyor içimden. 3.lük maçında kimi tutacağımı da bilmiyorum; finalde desteğim Hollanda'ya.
Vuvuzela yer yer beni de inanılmaz gerse de futbolun bi güzelliği gibi geliyor bana. Anlamsız, nedensiz, ucuz, yüzeysel şeyleri seviyorum futbolun içinde. Boş boş anıran 150-200 kişilik bir taraftar grubunu, kendisini politika üzerinden tanımlayan ve bu yönde işler yapan 10 bin kişilik bi gruba yeğlerim. Vuvuzela da bu boşluk, anlamsızlık, ucuzluk ve yüzeysellik fazlasıyla anlam buluyor.
Turnuva genel olarak güzeldi, güzel de devam ediyor. Gerçi finalin adı güzel top oynayan ekiplerle süslenmedi ama Suarez'in eli, hakemler, vuvuzela, Maradona, Yeni Zelanda ve daha bir çok şey inanılmaz keyif kattı, falan filan...
Fenerbahçe'ye değinmek için erken. 3 transfer var ve üçü de beni tatmin etmiş durumda. Lig bittiğinde "Daum gidecekse, sadece Aykut için gitsin; yoksa kalsın" diyordum. Kalmasından da yanaydım da Aykut gelince diyecek bir lafım kalmadı; umutla bekliyorum.
Kanat transferi için ismi geçen oyuncular beni baya heyecanlandırsa da öncelikli hedefin forvet olmasından yanayım. Sonrasında Hazard mı olur, Krasiç mi gelir, Sanchez sürpriz mi gelişir ya da yine beklenmedik bir yerden beklenmedik ve az tatmin eden bir isim mi çıkar bilemem, ama forvet transferi iyi olursa diyecek birşeyim kalmaz..
Böylesi yüzeysel futbol yazılarıyla da kapıyorum bu yazıyı. Nemrud dinlemeyi unutmayın, şans verin en azından. Şansı da tek bi şarkıya değil albüme verin.
Bonus olarak aman aman bir şarkı koymuyorum; benim sevdiğim bi şarkı. Basit, sakin.. Camel'dan..
0 yorum:
Yorum Gönder